Jeoarkeolojide Yeni Bir Yaklaşım: Dijital Jeoarkeoloji

Yerbilimlerinin bakış açısı ve tekniklerini kullanılarak arkeolojik sorulara cevap aranması jeoarkeoloji olarak ifade edilmektedir. Veri kaynağı yeryüzü olan coğrafyanın bugünkü görünümünü zaman içinde süregelen bir gelişimin sonucunda almasından dolayı yeryüzünü anlamada geçmişe bakılması ve geçmişten günümüze süreçlerin izlenilmesi gerekmektedir. Böyle bir yaklaşımda, arkeolojik araştırmalar kapsamında kurulması gereken mekânsal ilişki konusu eski zaman ve çevrelere ait olan paleocoğrafya alanına girmektedir. Jeoarkeoloji çalışmaları, arkeoloji ve jeomorfoloji ile özellikle Holosen’i kapsayan paleocoğrafya araştırmalarına farklı bir bakış açısı getirmiştir. Bu doğrultuda delgi sondajları ile sediman örnekleri alınarak laboratuvar ortamında sedimantolojik ve paleontolojik analizleri yapılıp birikim alanlarının zaman içinde değişen doğal ortam şartları belirlenebilmektedir. Fakat son yıllarda hızla gelişen yüksek çözünürlüklü uydu sistemleri, üç boyutlu lazer tarayıcıları, Coğrafi Bilgi Sistemleri ve diğer birçok yeni teknikler bu alanda çalışan araştırmacılara daha önce sahip olmadıkları imkânları sunmaktadır.

Nitekim, yer bilimleri, arkeoloji ve bilgisayar bilimleri gibi farklı perspektif ve araçların kullanımı ile birlikte bir araya gelerek ortaya çıkan dijital jeoarkeoloji, geçmişteki insan ve çevre arasında ilişkilerini çoklu metodoloji ile sunan bir yaklaşımdır. Başlıca veri elde etme araçları; hava fotoğrafları, uydu verileri, LİDAR, sayısal yüzey/arazi/yükseklik modelleri ve çeşitli haritalardan oluşmaktadır.

Özellikle mekânsal verileri toplama, işleme, yöneltme ve sunma gibi olanakları sağlayan Coğrafi Bilgi Sistemleri (GIS) ve Uzaktan Algılama, jeoarkeoloji için bilimsel sonuçları destekleyen, doğrulayan ve zamandan tasarruf sağlayan mekânsal bilgi teknolojileri haline gelmiştir. Böylece, daha önceki jeoarkeoloji çalışmalarında delgi-sondajlardan elde edilen noktasal veriler, CBS, uzaktan algılama ve yüksek çözünürlüklü uydu sistemleri gibi mekânsal teknolojiler kullanılarak alansal boyuta taşınmakta ve çok daha detaylı bir şekilde analiz edilebilmektedir. Bu sayede, hem zamandan tasarruf sağlanmakta hem de bir veri tabanı oluşturularak elde edilen sonuçlar bilimsel tartışmalara açık hale getirilmektedir.

*Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, Coğrafya Bölümü Araştırma Görevlisi Ebubekir KARAKOCA

25 Ocak Pazartesi Günü Saat 21.00’da, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, Coğrafya Bölümü Araştırma Görevlisi Ebubekir KARAKOCA “Jeoarkeolojide Yeni Bir Yaklaşım: Dijital Jeoarkeoloji” üzerine olan konuşmasını ArkeoMedya YouTube kanalımızda gerçekleştirdik.