Ukrayna’daki arkeologlar, insan inovasyon tarihini yaklaşık 300.000 yıl geriye götüren bir keşifle, kasıtlı olarak değiştirilmiş en eski fildişi eserleri ortaya çıkardılar. Ukrayna’nın batısındaki Alt Paleolitik Medzhibozh A bölgesinde keşfedilen ve bazıları kasıtlı olarak şekillendirilmiş olan bu küçük mamut fildişi parçaları, erken homininlerin davranış ve teknolojik yaratıcılığına dair daha önce bilinmeyen bir boyuta işaret ediyor.

Sibirya, Baykal Gölü’ndeki Üst Paleolitik Mal’ta yataklarından, mamut fildişi levha üzerine bir mamut gravürü. Görel: José-Manuel Benito

Dr. Vadim Stepanchuk ve Dr. Oleksandr O. Naumenko tarafından International Journal of Osteoarchaeology dergisinde yayınlanan bulgular, fildişinin homininler tarafından en az 400.000 yıl önce, yani yaklaşık 120.000 yıllık bilinen en eski örneklerden çok daha önce kullanıldığını ortaya koyuyor.

Medzhybizh kasabası yakınlarındaki Güney Bug Nehri üzerinde bulunan Medzhibozh A, 2011 yılında keşfedilmiş ve 2018 yılına kadar aralıklı olarak kazılmıştır. Bu alandaki katmanlar Pleistosen döneminin büyük bir kısmını kapsamaktadır ve burada bulunan fildişi eşyalar, Deniz İzotopu Evresi (MIS) 11’e tarihlendirilebilecek katmanlardan elde edilmiştir. Araştırmacılar elektron spin rezonans (ESR) ve diğer jeolojik analizleri kullanarak bu üst katmanları yaklaşık 400.000 yıl öncesine tarihleyebildi.

Yirmi dört küçük fildişi parçası bulunmuş olup, bunlardan on biri insan eliyle modifiye edildiğine dair kesin işaretler göstermektedir. Bunların arasında, genellikle taş aletlerin üretimi için ayrılmış, iki kutuplu-anvil yontma, kenarların düzeltilmesi ve yonga çıkarma gibi sofistike tekniklerin örnekleri de vardı. Parçalardan biri çekirdek, diğeri ise sivri uçlu bir alet olup, her ikisi de kasıtlı şekillendirmenin güçlü bir göstergesidir.

Görsel: Mauricio Antón

Ancak fildişinin bir alet malzemesi olarak kullanılabilirliği tartışmalıdır. Mohs sertliği sadece 2-4 olan – çakmaktaşı veya kuvarsdan daha yumuşak sayılabilecek – fildişi, taşla boy ölçüşemez. Bu durum araştırmacıların bu nesnelerin yalnızca pratik kullanım için tasarlanmamış olabileceğini öne sürmelerine yol açmıştır.

Dr. Stepanchuk, eserlerin bölgede iyi kalitede taş kıtlığı nedeniyle ya da yeni malzemeler denemek için üretilmiş olabileceğini öne sürüyor. Diğerleri de eğitim amaçlı alıştırma parçaları olarak kullanılmış olabilir.

Muhtemelen artık soyu tükenmiş bir hominin türü olan bu ilk insanların sadece yeni malzemeleri denemekle kalmayıp aynı zamanda öğretme ve taklit etme gibi sosyal öğrenme davranışlarında da bulunmaları, daha önce varsayılandan daha sofistike bir bilişsel gelişim düzeyine işaret ediyor.

Bilim insanları, yanlış tarihleme veya doğal modifikasyon olasılığı gibi potansiyel belirsizlikleri kabul etseler de, alet yapım tekniklerinin karmaşıklığı ve tekrarlanmasının doğal kökenleri olası kılmadığını savunuyorlar.

Yazının orijinali için buraya tıklayın.

Yorum bırakın

Popüler